Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Cezmi YURTSEVER
Cezmi YURTSEVER
12 Temmuz 2017 Çarşamba 12:24
Osmanlı Devleti'nin Bir Diğer İsmi

İnternet ortamında kısa bir araştırma yapmak için “Ottoman maps” sözcüklerin yazarsanız karşınıza çok sayıda tarihi Osmanlı haritası çıkacaktır. Bu haritalar içinde 1600’lü yıllardan başlayarak 1922’ye kadar çizilen batı dillerindeki haritaların hemen hepsinde  İngilizce “Turkey Empire” sözlerini ile karşılaşmak mümkün.  Batılı ülke haritalarda Osmanlı’nın kendi ismi olan “Ottoman” sözlerindren ziyade “Turkey Empire” yazılmasının sebebi ne olabilir? Batılı ülkeler Haçlı seferlerinden sonra Selçuklu ve Osmanlı’yı Türk devletleri olarak görmüşlerdi. Ve Osmanlı Devleti ile ilgili çizilen haritalarında da “Turkey Empire” yani “Türkiye İmparatorluğu” tanımlamasını yapmışlardı.

 

    Osmanlı, kendi kuruluş amaçlarına göre hızla büyüdü. 1500’lü yıllarda Asya, Afrika, Avrupa kıtalarına yayılan “Cihan Devleti” haline geldi. Bir yandan Asya içlerindeki Hazar Denizi, kuzeyde Tatar hanlarının hakimiyet alanın Moskova yakınlarına kadar uzanması, Avrupa içlerinde de Viyana kapılarına kadar genişleme, Kuzey Afrika’nın tamamı,  Arabistan yarımadası, Basra körfezinden –Tebriz ve Kafkasları da içine alan doğudaki sınır çizgisi, nil nehrinin kaynağı olan Orta Afrika toprakları tarihi belgelerde yazılı olduğu kadarı ile “Menba-ı Nil” (Nil’in kaynağı) veya Batılı ülkelerin 19. Yüzyıl ortalarında isim verdikleri Viktorya gölüne kadar ukzanan geniş bir alanı içine alıyordu. Sayısı 30’u bulan farklı milletler, inanç grupları, milyonlarca kilometre kare genişlikte toprak Osmanlı veya dünyanın gözündeki “TÜRKİYE” Devletinin sınırları içinde idi.

 

    Osmanlı’nın buskadar geniş alanda genişlemesinin sebebi hikmeti inançlara, etnik farklılıklara hoşgörü içinde yaklaşması, yönetimin temelini adalet olarak görerek idareyi sürdürmesi hehpsinde de devletin temellerini Türk Sistemine göre kurarak geliştirmesidir.

 

    Osmanlı Padişahlarının fermanlarında ve resmi belgelerin pek çoğunda  Padişahın bir ünvanı da “hakan-ı muazzam”dır. “Büyük Hakan” anlamına zda gelen. “Hakan” kaynağı Göktürklere Hunlara kadar uzanan devletin başındaki yönetici olan kiyşinin ismidir. Osmanlı Devletinin 1922 yılı geldiğinde  tarih sahnesinden çekilinceye kadar padişahlar için “Hakan” ünvanı kullanılmıştır.

 

    YENİÇERİLERİN TÜRKLEŞTİRİLMESİ

 

    Osmanlı’nın Balkanlarda ve Anadolu’da büyüdüğü bir zamanda 1361 yılında kuruldu Yeniçeri Ocağı. Kaynağı devşirilen gürbüz, askerlik yapmaya elverişli Hristiyan ailelerdi. Ancak Yeniçeri gençler öncelikle “Civelek” ismi ile ovağa alınıyor, islam inancı ve Osmanlı-Türk kültürü ile kimlik ve şahsiyet kazanıyor, olgunlaşmaları için de Türk soylu toplulukmların yaşadığı Orta Arnadolu şehirlerine göenderilerek Türk kültürü ve dili kendi  kaynağından en güzel şekimlde öğretiliyuordu. Bu sisteme de “Türk üzerinde Olma” deniliyordu.

 

    Osmanlı, Yavuz Sultan Selim’in 1517 yılında Mısır’ı fethetmesi ve arkasından da Hızır Hayreddin Reis ve kardeşlerinin fetih seferleri sonucu Kuzey Afrika’nın  Trablus, Tunus, Cezayir, hatta Fas, Moritanya toprakları Osmanlı yönetimine bağlandı.

 

    Osmanlı 1517 yılında başlayıp, 1912 yılına kadar devam eden Kuzey Afrika’daki hakimiyet döneminde -özellikle Tunus, Cezayir yöresindeki hakmiyeti süresince- bu bölgelerin yönetimini GARP OCAKLARI denilen bir teşkilat ile sürdürdü. Garp Ocaklarında “Dayı”, “Kaptan”, “Reis” adı verilen askeri kimliği olan yöneticiler vardı. Ancak  Osmanlı Garp Ocaklarında görev alanların Türk asıllı olmalarına dikkat ediyordu. Hatta Garp Ocaklarında görev yapanların yerli halktan kadınlar ile evlenmelerine bile sınırlamalar, yasaklar getirilmişti. Buna rağmen Garp Ocaklarında görev alırken evlenme veya o bölgelere yerleşmeler zsoünrasında sayıları milyonları bulan Türk asıllılar Osmanlı’nın çekilmesindene sonra bile o topraklarda kaldılar.  Günümüzde Libya, Tunus, Cezayir devletlerinin bayraklarında bulunan “Ay-yıldız” şekilleri Osmanlı’nın veya diğer ismi ile Türkiye Devleti’nin buralardaki hakimiyet  varlığına saygının bir gereğidir. 

Bu yazı toplam 4400 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0075
Güneydoğu Haber