Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Dr.Erdal Özkan
Dr.Erdal Özkan
dr.erdalozkan@gmail.com
KURUTULMUŞ CENNET HURMASININ YOLCULUĞU
 Dr. Güler Zehra Hanım sade kahvesini her gün sabah saat 10'da içerdi. Yayla köylerinden hastası Fatma Hanım'ın hediye olarak getirdiği kurutulmuş cennet hurmaları ise kahvenin en leziz dostuydu. 
 
 
  Lifli içeriğinden olsa gerek kurutulmuş cennet hurmasının tokluk hissi verdiğini keşfetmişti.  Cennet hurmalı kahve rutini kabızlıktan muzdarib bedenini de rahatlatmıştı.  Bunun üzerine hastalarına hazırladığı sağlıklı beslenme programlarına ve kabızlık giderici reçetelerine bu leziz arkadaşını da eklemeye başlamıştı.
 
 
Peki, kimdi bu leziz arkadaşı, onu yakından tanımak için önünde ki arama motoruna kurutulmuş cennet hurması yazarak arama tuşuna bastı. 
 
 
 Latince adının Diospyros Kaki olduğunu okuyunca bu leziz arkadaşının adına Kaki dedi.  Anavatanı Çin olan Kaki ülkemize 1920?de Fransızlar tarafından getirilmiş. İlk olarak Hatay'da yetiştirilmiş. Tadı buruk olanlar dalından koparıldıktan sonra evlerde bir kaç gün olgunlaşmaya bırakılırmış. Buruk olamayanlar ise hemen tüketilirmiş. Oradan tüm yurda yayılmış; en çok sevdiği bölgeler Karadeniz, Akdeniz ve Ege Bölgesiymiş.
 
 Dr. Güler Zehra Hanım gözlerini kapadı ve çocukluğunun güz mevsimlerini hatırladı. Annesinin pazardan eve getirdiği sulu sulu Trabzon hurmalarını...Tadı hâlâ damağında gibiydi, kokusu burnunda... Bir de annesinin sesi: Aman dikkat et beyaz tişörtüne damlamasın... Öyle ya o zamanlar bu meyve kurutulmuyordu. Şimdi nasıl kurutuluyordu acaba? Dışı kuru olsa da içi çikolatamsı, güneşte iyice bronzlaşmış bu yakışıklı Kaki beyefendisinin kurutulma süreci şöyleymiş: Olgunlaşmadan az önce toplayıp soyuluyormuş hurmalar, sapları meyvenin üzerinde kalıyormuş ve iplere diziliyormuş... Oradan hop askıya... Binlercesi bir arada Anadolu'nun güneşiyle muhabbet ede ede kuruyorlarmış. Askıda yaklaşık 1 ay kalıyorlarmış, içleri çikolatamsı bir jele dönüşünce de sofra arasına gizleniyorlarmış. Burada gizlenirken içlerinde ki nişastayı yüzeylerine çıkarıyorlarmış. Herkes bunu pudra şekeri zannediyormuş ama işin aslı da buymuş'
       
Dr. Güler Zehra Hanım Kaki'nin son lokmasını damağında gezdirip üzerine bir yudum kahvesini içerken yüzüne bir gülümseme yayıldı. Bereketli topraklara, güneşe, rüzgâra, ilk fidanı eken çiftçiye, dalından toplayan işçiye, hurmaları soyan teyzeye, ipteki hurmaları çardağa asan gence ve bunların hepsini var eden Rabbine teşekkür etti.  İçinde ki ses 'Kaki soframıza hoş geldin' dedi. 
 
 
                                                22.11.2022
                                                Adana / Kozan
Bu yazı toplam 323 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
AmdYazılım
Güneydoğu Haber