Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Cezmi YURTSEVER
Cezmi YURTSEVER
cyurtsever@adana01haber.com
Osmanlı Arşivinden Çıkan Müslümanların Toplu Göç Haritası

 

    1980?li yılların başları idi. İstanbul Zeytinburnu Kız meslek lisesindeki Tarih öğretmenliğinden arta kalan boş bir vaktimde  Osmanlı Arşivine uğradım. Rutin olarak belge tarama çalışmaları esnasında tarihi haritalar tasnifi içinde yer alan 234 no?lu Aşiretler ve Muhacirler Umum Müdürlüğü?nün hazırlamış olduğu göç ve yerleşim haritasının varlığını tespit ettim.  İstek fişini yazdım. Ertesi gün silindirik rulo karton içinde harita önüme kondu.  Ve karton  kılıfı açtım. Sararmış soluk sarı renkli kartona çizilen haritanın açılması ile birlikte masa üzerine yayılması ve paramparça olması bir oldu. Çünkü çizildiği tarihten sonra geçen zaman içinde nemden ve sıcaktan haritanın kartonu dayanma gücünü kaybetmişti.  Haritanın ilk görünüşü Anadolu?da yaşanan önemli bir olayı anlatıyor gibiydi. Üst kısmında ?Mülteci sevk yolları iskan bölgelerinde yapımı gerçekleştirilen tesisleri gösterir tablodur? yazısı vardı. Topraklarını terk ederek göç yapmak durumunda kalanların yerleştirildikleri yerleri gösteriyordu.  Haritanın sağ üst köşesindeki çizgili bir tablonun üst kısmında da ?Vilaya ve elviyede mevcut mülteci miktarını gösterir? açıklaması vardı ki, göç edenlerin yerleştirildikleri vilayet ve livaların isimlerini sayılarını gösterir bir bölümdü. Ancak bahsi geçen bölümün içi doldurulmamış boş bırakılmamıştı.

 

    Harita üzerindeki işaretlere dikkatlice bakınca ilk fark edilen husus Anadolu?nun kuzey doğusunda  kalan bölge siyah çizgilerle taranmış bir haldeydi. Karadeniz sahillerinden Giresun yakınlarından aşağı inen çizgiler Sivas?ın doğusundaki Şebinkarahisar?a kadar geliyordu. Muş, Bitlis, Elaziz?in içinden geçerek Van gölüne doğru gidiyordu.  Siyan taralı kısım içinden batı yönünde ok işaretleri vardı.  Anadolu içlerindeki kentler arasındaki yol güzergahlarına yerleştirilen özel işaretlerde hastane, aşevi, barınma merkezleri görülüyordu. Kayseri, Ankara, Adana, Antep, Kastamonu gibi vilayetlerdeki ana ulaşım yolları mülteciler için sığınma barınma yerleri olmuştu.

 

    Aslında haritanın dilini çözmek hiç de zor olmadı. Bahsi geçen harita 1915 yılı içinde başlayan Doğu Anadolu?daki Osmanlı-Rus savaşının sonuçlarından olarak Sivas?ın doğusuna kadar yaklaşan çizginin doğu kısmındaki alanın Rus işgali içinde kaldığını ve buradan kitleler halinde İslam-Türk yurttaşlarının can ve mal güvenliğinin kalmadığı için göç ettiklerinden bahsediyordu.

 

    Harita ile ilgili Osmanlı Arşiv belgesini de bulmakta gecikmedim. 1916 yılı ekim ayı gelinceye kadar Rus işgalinde kalan Anadolu vilayetlerinden 700 bine yaklaşan Türk yurttaşı göç ederek daha güvenlikli olan iç ve batı Anadolu?ya mülteci olarak göç etmişti. Anadolu 4 ana yerleşim bölümüne ayrılmıştı. Birinci bölümde Karadeniz?e sahili bulunan Samsun, Kastamonu vilayetleri vardı. İkinci bölümde ise Kayseri, Ankara, Konya vilayetleri yer alıyordu. Üçüncü bölüm içine  Maraş, Adana, Antep vilayetleri giriyordu. Dördüncü bölümde de Urfa, Diyarbakır vilayetleri vardı.

 

    1915 yılında yaşanan olaylar sadece tek taraflı olarak Ermenilere uygulanmamıştı. Anadolu?nun bağrında rus işgal sahasında kalan topraklarda da Türk yurttaşlar topraklarını bırakarak  kendileri için daha güvenlikli olan Anadolu içlerine göç etmeye başlamışlardı.  Peki, göç edemeyip de yerinde kalanların durumu nasıldı? Bu sorunun cevabını 1918 yılında yaşanan olaylarla açıklamak istersek Ermeni İntikam Alayına mensup silahlı milislerin saldırıları sonucu şehir merkezleri, köy ve mezralarda yüz binlerce Türk insanının vahşice katledilmesidir.

Bu yazı toplam 365 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
AmdYazılım
Güneydoğu Haber