Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
23 Ağustos 2012 Perşembe
KABUKLU İNSANLAR…

Midye gibi iki üçgen ve yatay kabuğun içinde başsız ve gözsüz yaşayanlar var.

Genellikle sürü halinde! sığ sularda! ve kayalıklarda tutunmuş!

Sahile yakın yerlerde, demir, kurşun gibi ağır metalleri bünyesinde tutmaya meyildar halde yaşayanlar.

Yenmesi durumunda 3 dakika içinde insanı zehirleyen midyeler gibi.

Hayatın hep sığlıklarını kendileri için meskene dönüştüren tipler bunlar.

İki kabuğun ve bir zar tabakasının altında yaşayıp, göğe, aya, yıldıza nizam vermeye kalkan midyemsi insancıklar bunlar.

Kendi asliyetleri yumuşakçalar olduğu halde millete omurga biçmeye, kas dikmeye çalışan…

Yürüyerek değil kabuk içinde sürünerek hareket eden, sürü halinde yaşayıp, kirden beslenen…

İçinde bulunduğu su ısınınca kabuğunu açan…

Aksi halde kabuk içinde ölen, kabuktan ibaret bilinen, insanlar vardır hayatta.

Dokunamayacağınız, konuşamayacağınız, tutunamayacağınız kabuk tenli, yumuşakça ruhlu insanlar.

****

Birde tek parça ve kıvrımlı kabuğunu yumuşak bedeni ile taşıyan salyangozlar var.

Vücudunda yüksek oranda su bulunduğundan soğukta donarak ölen, sıcakta kuruyarak ölen bu canlı o yüzden hep ıslak, yağmurlu ve puslu havayı sever.

O" na emsal gördüğümüz insanlarda öyle değiller mi? Kibirlerinden ağlamayı, narsizmlerinden dolayı sevinçlerini paylaşmayı sevmezler.

Hep puslu, rutubetli havaları severler. Onları görünce anlarız havada yağmur, sis ve pus var!

Salyangoz gibi ne kadar emek harcasalar gizleyemezler varlıklarını ve izlerini.

Salyangozun ardından salgıladığı parlak sıvı gibi bu tiplerinde olay mahallinde hep özensizce saçtıkları izleri vardır.

Ne kadar inkâr da etseler bilirsiniz onların olduğu yeri, mekânı.

Kulakları değil kulaksı antenleri vardır bu tiplerin.

Korkarak salarlar ortalığa, azıcık ses işitseler çabucak toplarlar taslarını taraklarını sonra…

Yürekleri yoktur jelimsi salyaları yürek olmuş akmıştır geçtiği yerlere.

Yürekleri süründükleri yerde yerlerdedir.

Her hayat taşıyan taze filiz ezeli düşmanlarıdır, kümelenirler başına…

Tuzu, sarımsağı ve bakırı sevmezler, ölümcüldür onlar için.

Salyangozları salyalarından tanırsınız.

*****

Son kabuklumuz kabuğunu mahfe gibi sırtında taşıyan kaplumbağalardır.

En önemli özelliği vücuduna oranla çok küçük bir kafaya sahip olmasıdır!

Beyninin hesabını, varın siz yapın.

Elimizde yaşayan türleri oldukça azalmıştır.

Açlığa tahammüllü ve uzun ömürlüdürler.

""Kaplumbağamsı insanlar"" da tıpkı kaplumbağaların çoğu gibi hem karada hem suda yaşarlar.

Ortama çabuk adapte olup, kazdıkları deliklerinde kış uykusuna yatarlar.

Sürünmeye çok tahammülkar olup,  ömürleri değil ama suç dosyaları oldukça uzundur.

Kaplumbağalar nesilleri tükenmeye yüz tuttuğundan koruma altına alınmıştır.

Kaplumbağa meşrepli insanlar da ""kaplumbağa terbiyecisindeki eli kırbaçlı efendi"" gibi insanlara sadakatte oldukça kabukludurlar.

Çoğu zaman balık oltasına takılarak uzun dilerinden olurlar.

Otoyolda karşıya geçme tutkuları ise genellikle bir otomobil lastiğinin altında ""otoban tostu"" olmayla neticelenir.

Canını koruyan kabuk güç altında canını alan cendereye dönüşür.

Zordur kabukla yaşamak.

 

Bu yazı toplam 14560 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0102
Güneydoğu Haber