Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
03 Eylül 2014 Çarşamba 09:39
Her “ Eylül” ölümdür…

Değilmiki, Eylül ardında kamçılı rüzgârlarla gelen bir “ kara habercidir.”

 

Hece’leri dağıtır harf harf…

 

Cümleleri parçalar; özne, yüklem, tümleç, fiil…

 

Eylül, “ en sevimlisi ” cellât taifesinin, en kaçınılmaz, en karşı konulmaz, en onulmazı…

 

Eylül; kanatmaya, kabuk kavlatmaya deği,l bizatihi yaralamaya, yara açmaya gelir, yaralar…

 

Eylül, kopacak kıyametin “ sur ” sesi, başlayacak savaşın “ taciz atışıdır.”

 

Bir romana adını vermiştir de Eylül, bir öyküye adını verememiş, yetimdir.

 

Eylül; ayrılıkların koynunda büyümüş, ama kimseyi koynuna almamış üvey annedir.

 

Eylül’ün pudralı yüzüne, savrulan saçlarına bakmayın, aslında; “ölüdür. “

 

***

 

Melankoliklik Eylül değil de nedir? Eylül melankolinin hem okyanusu hem limanıdır.

 

İnsan olacaksa Eylül’de, buhurları sönmemiş aşkların melankolisine düçar olmalıdır.

 

Burcu melankoli…

 

Rengi “ Sarı “ ise bir şehrin, adı da Eylül olmalıdır.

 

Sokaklarında “aşk idamlarının“ boy verdiği, gençlerin başını döndüren, Kırlangıç yürekleri telaşa gark eden Yaz’ın veda busesisidir Eylül.

 

Eylülde ölmek sıradandır.

 

Özellikle; ormanda, kırlarda, dağlarda, vadilerde ve yaylalarda…

 

Eylül, ölmenin has adıdır buralarda.

 

Asıl şehirde ölenlerin anıt mezarları olmalı Eylül’de.

 

Eylül, şehrin ortasında, şehir Eylül’ün arkasında…

 

Ölümle üleşirler hayatın yarısında.

 

***

 

Eylül ölümdür.

 

Eylül ayrılıktır.

 

Eylül Türbedârdır.

 

Her ne ki; Eylülsüz kalmıştır.

 

Bahtiyârdır…

 

Ölümden gayri her şeyden haberdardır.

 

Eylül, boğularak ölürken görülen son düş,

Sevgiliye hatıra bırakılan son gülüştür…

 

  

Bu yazı toplam 11236 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0113
Güneydoğu Haber