Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Remzi DEMİR
Remzi DEMİR
remzidemir71@hotmail.com
TARİHE NOT DÜŞELİM
Acısıyla tatlısıyIa
Ne şahane bir şey yaşamak
Dibe vurmak dimdik durmak
Bin bahane bin oyun kurmak
 
Tarihe not düşelim;
 
Dünya pandemi ile boğuşuyor, iklim değişiyor, açlık artıyor...
Aynı zamanda sanal dünya kuruluyor, metaverse yaygınlaşıyor, insanlar sanal ortamdan arsalarını satın alıyor, işlerini, toplantılarını yapıyor, şahıslar uzayda turlar atıyor, devletlerden güçlü, devlet düzeyinde özel görüşmeler yapıyor.
 
Ülkemizde; bir tıp öğrencisi intihar ediyor, kadın cinayetleri (ve tüm cinnnetler ve cinayetler) her gün normalleşmiş haberlerimiz, dolara bağlı zamlarımız, yıkılan aileler, işsiz gençler, toplumda çöküntüye uğramış emekliler, eğitimden kopmuş öğrenciler, en yüksek okullardan mezun olan, asgari ücretle çalışan üniversite mezunları,  hatta işsiz diş hekimleri, dişsiz insanlarımız. Üretim yapamayan, traktörü-tarlası elinden gitmiş çiftçiler, üretim mümkün değil diyen sanayi, pahlılık üstüne zam gelen, ulaşılamayan elektrik, enerji kaynakları, kepenk kapatan işyerleri ve daha ve daha...
 
Tarihe not düşelim;
 
Biz Adem ve Havvaya hakaret edilmiş mi? Sorusunu tartışıyoruz.
Son günlerde gündem üzerine dinleme fırsatı buldum. İlk dinlemede Adem ve Havva?nın bu şarkıda insan oğlunun cahilliğine bir eleştri göndermesi yapıldığını ve LGS sorularında yer alan karmaşık uzun paragraf anlamlarının aksine, bu kadar iletişimsizliğe rağmen herkesin anlayacağından eminim. Konumuz bu değil tabi. Çok lafı uzatmadan söylemek gerekir ki; 
 
Tarihe not düşelim.
 
Farkında olsak da olmasak da  zor bir dönemden geçtiğimiz kesin. Tam da bu zorlu dönemde, şu an yapılan diziler vs. değil de dönüp bugünlerin farkına vardığımızda filmlerin, kitapların konusunun çok daha hayata, gerçeklere, acılara, çaresizliklere, insanların bu yaşantılarına, başlarına gelenlerle nasıl yaşadıklarına, nasıl dağıldıklarına, belki nasıl onurlarıyla ayakta durmaya çalıştıklarına dair olacağı kesin.
 
Hem birey olarak hem de toplum olarak bugün vereceğimiz kararların geleceğimizi belirleyeceği açık. Hayat verdiğimiz kararların sonuçlarından ibaret. Artan bireysellik; ortak değerlerden uzaklaşma, değerleri çarpıtma, kafa karıştırma, ortak kavramlar üreteme me gibi problemler iletişimde birey olarak her birimizin duygularına dayalı ya da aklından her geçenin doğruluğu düşüncesine yönelik problemler karmaşasından başka bir şey değil. Kararsızlık, çıkara dayalı basit yaklaşımla sık sık karar değiştirme, kısa günde gelecek kaygısıyla kırk kere farklı duygular içerisinde kalma durumu ve sonuçları tam bir kaos ortamı.
 
Hayat hem birey için hem de toplumlar için; öyle parayla ya da saf akılla birden bire kontrol edilebilecek basit bir şey değil elbette. Ve gün geçtikçe tutarsız yaklaşımlarımız, etkileşimlerimiz, belirsizliklerimiz, kaygılarımız bu kontrolü, çözümleri daha da zorlaştırıyor. Temel düzenimizin kökünden sarsılması, ciddi yaşamsal problemlerle artık her an, her saniye karşılaşmamız duygularımızı, düşüncelerimizi, kararlarımızı sarsıyor. Bireyler; sanal ortama kurgu rüyalarını günlük yaşamlarına bulaştırmış, karıştırmış, ulaşmak yerine her yeni günde problemlerini artırdığı, karmaşıklaştırdığı, zarar bulduğu, duygularını bir türlü doyuramadığı, körü körüne bir mutluluk arayışında... Diğer taraftan büyük bir yaşamda kalma çabasında olduğumuz tam da karşımızda; her an, her faturada, alışverişte,vergide, ne kazandığın, kazanabildiğin sorulmadan alabildiğine gerçekliğiyle karşımızda. Karakış.
 
Çok uzatmaya gerek yok. Yaşamda her insanın aklını kullanması, var olması ve dünyaya belirli bir etik ve temel insani değerlerle yaklaşması zorunlu. 
 
Evet yaşamak acısıyla tatlısıyla...
 
Her insanın bir duruşu, bir bakışı, bir gülüşü bir de aynada kendine bakacak bir yüzü olması gerekli.
 
Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
 
Saygılarımla,
Bu yazı toplam 747 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
AmdYazılım
Güneydoğu Haber