Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Dr.Erdal Özkan
Dr.Erdal Özkan
10 Ekim 2017 Salı 09:41
SINAVLAR, LİSELER VE BİZİM BÜYÜK ÇARESİZLİĞİMİZ

                                  Toplumsal hayatımıza yerleşmiş gizli bir kast sistemi var. Biz farkında olmadan yaşamda ki tercihlerimizi şekillendiriyor. Öğrenci başarılı ise 8. Sınıftan sonra fen lisesine gitmelidir. Fen lisesine giden öğrenci tıp fakültesi, diş hekimliği ya da elektronik-bilişim-bilgisayar mühendisi vs. olmalıdır. İleride arzu ettiği kasta yerleşip ailesinin göğsünü kabartabilmek için  bu basamakları teker teker geçmesi gerekmektedir.  Maalesef öğrencinin kişilik yapısının, ilgi ve yeteneklerinin, gerçekte ne olmak istediğinin ise pek önemi yok günümüzde. Aileler kışkırtılmış bir ruh haliyle hareket ediyorlar. “Benim de çocuğum fen lisesine gitsin, benimde çocuğum en yüksek puanları alıp en popüler bölümlerde okusun.”

 

                                    Devlet yapılanmasına bakıldığında ise şu görülecektir: Bu memlekette bürokrasi -nin ağırlıklı kısmı siyasal bilgiler fakültelerinden, iktisadi idari bilimler fakültelerinden yani sosyal bilimler mezunlarından teşekkül ediyor. Bir memlekette akranlarına göre daha başarılı olup, sınavlarda daha yüksek puan alan öğrencilerin hepsi fen lisesine giderse nasıl bir geleceğimiz olur acaba?

 

                                  Biz aileler iş bulma potansiyeli düşük de olsa,  daha düşük ücretle çalışsalar da, çalışma koşulları daha zor olsa da başarılı olan çocuklarımızı sosyal bilimler ağırlıklı liselere ve bölümlere göndermek konusunda daha istekli olmalıyız.  Bu memleketin doktora olduğu kadar işini iyi yapan psikologlara, fizyoterapiste ihtiyacı olduğu kadar işini yapan sosyal çalışmacılara, diyetisyene ihtiyacı olduğu kadar işini yapan sosyologlara da ihtiyacı var. 

 

                                 Ben bir hekimim. Tecrübelerimden biliyorum, örneğin madde bağımlısı olan genci hekimler olarak ilaçlarla, çeşitli yöntemlerle tedavi edebiliyoruz. Hastaneden çıktığında ona yol gösterecek, iş kapılarını aralayabilecek bir sosyal çalışmacı olmaz ise, ailesine ve kendisine destek olacak bir psikolog olmaz ise tüm çabalar heba oluyor. Etrafımızda parçalanmış aileler var, yolunu çizemeyen, önünü göremeyen gençler var,  borç batağında olanlar var, aciz ve bakıma muhtaç yaşlılar var… Tüm bunların sosyal rehabilitasyonunu sosyal bilimcilerden başka kim sağlayabilir?

 

                                 Bürokratlardan bir isteğim var.  Öncelikle bir baba olarak.   İl merkezlerinde var ama belli bir nüfusun üzerinde olan ilçe merkezlerine de fen liselerine denk sosyal bilimler ağırlıklı müfredatı olan liseler talep ediyorum. Başarılı olup yüksek puan alan, akran baskısı, mahalle baskısı gibi nedenlerden dolayı kendini fen lisesine mahkum hisseden ancak soysal bilimler okumak isteyen gençler için. 

Bu yazı toplam 9961 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0394
Güneydoğu Haber