Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Dr.Erdal Özkan
Dr.Erdal Özkan
16 Ocak 2014 Perşembe 23:09
EKMEK KAZANININ KAPAĞI

Kozan'da    bir Mahalle'deyiz.

Adını soruyoruz aradığımız hastamızın.

Kurum aracımıza  merak ile bakıyorlar, gözlerimize ise bomboş.

Tanımıyoruz diyorlar,

Bilmiyoruz.

Nasıl olur ama?

Hemen 2 ev ötede oturuyorlarmış oysa.

 

Kırık camlarına yırtık bir çarşaf iliştirilmiş pencereler: Koruyorlar babanın ve ailesinin  mahremiyetini...

Yerler kara beton, içerisi buz gibi soğuk, her yer yoksulluk.

Bir soba kovası , içinde bir iki parça yakacak:  İçini ısıtmaya çalışacaklar babanın ve ailesinin...

Mutfak ta bir leğen içerisinde kuru pirinç, leğenin ortasında bir ekmek kazanı, kapağının boynu bükük, düştü düşecek:  Hayatına tutunuyorlar  babanın ve ailesinin...

Banyo da eski bir çamaşır makinası,  sokaktan toplanmış yastı taşlarla  inşa edilmeye çalışılmış bir masanın üzerinde: Taşlar babaya omuz vermişler...  

İnşaatlarda,  kalıp çakmak için kullanılan tahtalardan derme çatma bir masa daha yapmış baba, üzerinde bir iki yoksulluk daha: Tahtalar ayakta  tutmaya çalışıyorlar babayı...

 

Hastaların olduğu oda da iki kişi yorganları kafalarına çekmiş yatıyorlar,

Hastanın biri, babanın eşi  : Yıllardır şizofren.Tedavisi neredeyse imkansız .Ağır bir psikiyatrik hastalığın tüm izleri yüzünde ama en çokta yoksulluğun.

Diğeri kas erimesi olan bir genç kız.

Uyandırıyoruz onu da.

Selamlaşıyoruz.

Baba arkamızdan odaya geliyor.

Bir iki kelam, sonra sessizlik...

 

 

Baba iki hastanın bakımı ve hastane işleri için çalışamıyor,

Üretebileceği bir işi yok,

Zaten parası da yok,

Kaymakamlık hastalara  maaş veriyor, bununla karınlarını doyuruyorlar, hastane ve ilaç masraflarını karşılıyorlar.

 

Birlikte çalıştığım hanım arkadaşımın gözlerine bakmayacağım,

Aynada yüzüme de,

Çünkü  daha gidecek çok hasta var bugün.

 

Sonra bir  vakit ağlarım ben,

Bu babaya ve ailesine:

Yırtık bir çarşaf,

Kuru bir yakacak,

Bir  ekmek kazanı kapağı,

Yastı bir taş,

ya da

inşaat tahtası bile olamadığım için...

Bir de:

Aynı sokakta komşusunun adını bilmeyen taşlar için...

 

 

Bu yazı toplam 12012 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0136
Güneydoğu Haber