Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  20 Punto18 Punto16 Punto14 Punto
Sapkın yazara ve yayınevine büyük tepki
31 Mayıs 2019 / 15:20
Sapkın yazara ve yayınevine büyük tepki
Abdulllah Şevki'nin "Zümrüt Apartmanı" isimli kitabının içinde yer alan sapkın satırlar sonrası yargılama süreci başladı.

Haber7.com / Özel

Abdulllah Şevki'nin "Zümrüt Apartmanı" isimli kitabının içinde yer alan satırlar Türkiye'yi ayağa kaldırmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından pedofili içeren ifadeler nedeniyle tepki toplayan kitapla ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca suç duyuruları üzerine kitapta yer alan bazı ifadeler nedeniyle yazar Abdullah Şevki hakkında 'müstehcenlik' suçundan soruşturma başlatıldı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın suç duyurusu üzerine Abdullah Şevki isimli şahıs tarafından kaleme alındığı anlaşılan 'Zümrüt Apartmanı' isimli kitapta yer alan bir kısım ibarelerle ilgili şüpheli Abdullah Şevki hakkında TCK'nın 226'ncı maddesi uyarınca 'müstehcenlik' suçundan soruşturma başlatılmıştır" denildi.

 

Sözde yazar Abdullah Şevki'ye soruşturma açılmasının ardından bizde bu toplumu rahatsız eden ve infiale neden olan kitabı ve yayınevini konunun uzmanlarına sorduk. 

Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Başkanı Mahmut Bıyıklı

Son günlerde bir kitap üzerinden başlayan ve büyüyerek devam eden tartışmayı yakından takip ediyorum. Yazarın yayıncıların ve okuyucuların görüşlerini okuyorum. Öncelikli olarak toplumun ahlaksız yayınlara karşı gösterdiği hassasiyeti son derece önemli buluyorum. Tartışmaya konu olan yazar ve yayıncıların savunmaları ise tamamen bir zırvadan ibaret. Edebiyat yapmak her türlü sapkınlığa kulaç açmak değildir. Edebiyat yapmak sizin sınırsız bir iğrençliğe imza atmanız demek değildir.

"EDEPSİZLİĞİN BAŞLADIĞI YERDE EDEBİYAT BİTER"

Merhum Akif’in dediği gibi, “Edepsizliğin başladığı yerde edebiyat biter,”siz yine yazarsınız ama onun adı edebiyat olmaz. Siz yine yazarsınız ama ortaya çıkardığınız şey eser olmaz. İnsan diğer eylemlerinde olduğu gibi yazdığı her cümleden her kelimeden de sorumludur.

"TOPLUMUN DEĞER YARGILARI YAZARIN SINIRINI BELİRLER"

Yazar iz bırakmak faniliği aşmak hayırla anılmak için yazar. Yazmak bir güzelliğin peşinden gitmek demektir. Yazan insanlar yaşadığı çağa merhamet adalet iyilik dostluk gibi değerleri hatırlatma çabasında olan insanlardır.  Yazmanın bir sorumluluk olduğunun bilincindedirler. Eli kalem tutuyor olmak kişiye sonsuz ve sınırsız bir özgürlük hakkı tanımaz.  Yazarın içinden çıktığı toplumun değer yargıları ve evrensel ahlak ilkeleri bu sınırı belirler. Gerçek edebiyatçı edebiyatın edeb kökünden geldiğini iyi bilir. Kişinin bilinçaltındaki sapkınlıklarını edebiyat ambalajıyla sunması kabul edilebilir bir durum değildir. Pedofili açık bir suçtur. Bu ahlaksızlık kurgusu masum bir ebedî kurgunun ötesinde toplumu ifsad etmeye yönelik planlı programlı aşağılık bir proje yürütücülüğüdür. Sadece bahse konu olan kitaplar üzerinden bakmayalım. Çekilen diziler sinema filmleri internette üretilen içeriklere baktığımızda organizeli bir kötülük yayılmaktadır. Sadece yazan ve yayınlayana odaklanmamalıyız. Bu işlerin ferdi boyutta olduğunu sanmıyorum. Organizeye bakmak büyük planı büyük yapıyı  görmek gerek.

"SANSÜR BOYUTUNA VARDIRMAYACAK DENETİM ŞART"

Bu yayınlar bir denetim mekanizmasından geçebilir. Sansür boyutuna vardırmayacak şekilde ahlaki ilkeleri çerçevesinde bir denetime tabi tutulabilir. Bu denetim mekanizmasına edebiyat yapmamız engelleniyor gibi tepkiler olacaktır muhakkak. Ama kararlı bir duruşla bu tepkiler kaybolacaktır.

"BU TÜR KİTAPLARLA REFLEKSLERİMİZ ÖLÇÜLÜYOR"

Ahlaksızlığın adını edebiyat koymak her şeyden önce edebiyata hakarettir. Bu edebiyat değil düpedüz sapıklıktır. Toplumsal dinamiklerimiz bu tip çalışmalara hiçbir zaman müsaade etmeyecek duyarlılığını gösterecektir.  Zümrüt Apartmanı ve benzeri kitaplar bundan sonra da piyasaya sürülmeye çalışılacak toplumsal refleksimiz ölçülecektir.  Müslüman Anadolu insanı bu topraklarda ebediyete kadar değerlerini muhafaza ve müdafaa edecek edebiyat ve sanat kılıfı altında yutturulmaya çalışılan her türlü ahlaksızlığa karşı çıkacaktır. Fakat devlet devletliğini yapmalı denetim mekanizmasını işletmelidir. Demokratik haklar çerçevesinde bu mücadele yürütülmelidir. Bu mücadele sanatçının ne üreteceğini belirlemek değil hangi uç noktalarda uyarılacağını hatırlatmak kabilinden olmalıdır. Bu ince çizgi korunduğu zaman sorunun çözüleceğine inanıyorum.

YAZAR VE YAYINEVİ TOPLUMSAL DEĞERLERE SAYGI GÖSTERMEK ZORUNDA

 

 

Ötüken Neşriyat Genel Müdürü Ertuğrul Alpay

Matbaalar bastıkları her kitabı savcılığa götürmek zorunda. Basılan her materyal savcılığa götürülmek zorunda. Yılda 50 bin yeni eser olduğunu düşünürsek bunu denetlemek bir hayli zor. Tekrar baskıları da düşünürsek 200 bin kitap demek. Asgari toplumsal değerlere saygı göstererek kurgu yaparsın. İnsanın gözüne sokmanın anlamı yok. Film çekmiyorsun. Herkes o metinde başka bir şey bulabilir. Kimisi iğrenir, kimisi bu iğrençlikten haz alarak bu olaya tevessül eder. Burada yazarın otokontrolü olması lazım. Toplumsal değerlere dikkat etmek durumunda. Özellikle çocuklarla ilgili çok hassas olunması gerekir. Bilhassa yayıncının kontrol sistemi olması lazım. Normal bir yayıncının bunu engellemesi lazım. Editörlerin buna müdahil etmesi lazım. Editörlerin de görevi budur.

"ELEKTRONİK ORTAM BUNU BESLİYOR"

Yazar Mehmet Doğan:

Bu yayıncılığı aşan bir mesele. Türkiye’nin son zamanlarda ciddi olarak ahlaki bir zaaf içinde. Belki refahın artması. Belki başka sebepler, medya aynı zamanda elektronik ortam bunları besliyor. Her türlü şeye uğraşmak kolay. Basılı hale gelmeden elektronik ortamda çok daha kötüleri bu ortamda dolaşıyor.

Yayın öncesi bir şey yapmak mümkün değil. Basımda elektronik ortamda bir kurul vardı. Şu anda nedir bilmiyorum.

"BASIM YAYIN ÖZGÜRLÜĞÜ ALTINDA HER ŞEYİ YAYINLAYAMAZSIN"

Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği Başkanı Mustafa Doğru:

Şu an yargıya intikal etmesi çok iyi oldu. Bu tür yayınları yayınlayabilecek olanlar için de bundan sonra bu mahkeme kararı etkili olacak. Basın yayın özgürlüğü diye terörü övmek, çocuk istismarını normal hale getirmek mümkün değildir. İstediğimizi yazıp yayarım diye bir şey olamaz.

KAYNAK: HABER7
Bu haber toplam 513 defa okunmuştur
Kalan Karekter Sayısı : 500
Güncel  => Diğer Haberler
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0091
Güneydoğu Haber