06 Eylül 2010 19:50
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adana barosu 130 Avukat'la toplantıdaydı
Adana Barosu'ndan 130 avukat Balyoz Darbe Planı'nda adı geçen kişiler aleyhinde suç duyurusunda bulundu
08 Şubat 2010 / 23:49
Adana Barosu üyesi 130 avukat Balyoz Güvenlik Hareket Planı'nda adı geçen kişiler için suç duyurusunda bulundu. Şikâyet dilekçesini Adana Cumhuriyet Savcılığı'na sunan avukatlar Seyhan Oteli'nde düzenledikleri ortak basın toplantısında darbe ve müdahale planlarının varlığının kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Basın açıklamasını yapan Avukat Murat Karan, 20 Ocak'tan bu yana Balyoz Güvenlik Harekat Planı'nın ülke gündemini işgal ettiğini söyledi. TSK içerisinde bir dönem görev yapan kişilerin 'cumhuriyetin, demokrasinin, hukukun ve vicdanların kabul edemeyeceği bir takım illegal planlar yapıldığının' iddia edildiğini hatırlatan Karan, "Kamuoyuna yön verebilmek adına savaş uçaklarımızın düşürülmesi, ibadethanelerin bombalanması, başkaca bombalı eylemlerin yapılması ile vatandaşların ölmesi ve yaralanması düşünülmüştür. Ortaya çıkacak kaos ortamıyla da laik cumhuriyet ilkelerine sözde aykırı olduğu öngörülen kişilerin ve kurumların kaldırılması hesaplandığı ileri sürülmüştür." dedi.


SORUMLULARIN ÜZERİNE GİTMEK ZORUNDAYIZ

Bu tür senaryoların 1960, 1971, 1980 ve 1997 darbelerinde de yaşandığına dikkat çeken Karan, o günlerdeki hadiselerin ardında yatan sebepleri anlamanın ve bunlardan gerekli dersleri çıkartmanın önemine değindi. Karan, bugün yapılan hataları yok saymamanın ve sorumlularının üzerine gitmemin zorunlu hale geldiği belirtti.

Geçmişte ülkede tezgâhlanan oyunların bugün yine aynı şekilde kurgulandığını ifade eden Murat Karan, "Buna 'dur' diyebilmek hukukun egemen olduğu, insan hakları ve demokrasinin şiar edildiği bir çağda öncelikle biz avukatlara düşmektedir." şeklinde konuştu.

Varlığı tartışılan planların kim tarafından hazırlanırsa hazırlansın suç olduğunu bildiren Karan, amaca ulaşmak için ülkede kaos ortamı oluşturmak için insan haklarını ihlal eden uygulamaları icra etmenin masum kabul edilemeyeceğini anlattı. Karan, şöyle devam etti: "İddia edilen bu planların doğru çıkma ihtimalinin belli bir kesimin veya bir grubun işine yarıyor düşüncesi ile sessiz kalmakta mümkün değildir. Bu tarz darbe ve müdahale planlarının kaynağı demokrasinin özümsenemeyişinden ileri geliyor. Hukukun ve bağımsız yargının hakim olduğu bir toplumda bu tarz darbe ve müdahale planlarının varlığı kabul edilemez."

Varlığı tartışma konusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 35'inci maddesinin yeniden tanımlanmasını isteyen Murat Karan, madde metninde yer alan "korumak ve kollamak" sözcüklerinin kime karşı olduğunun somut hale getirilmesi gerektiğini aktardı.


ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ŞART

Bir darbenin mahsulü olan ve artık 21. yüzyıl Türkiyesine yakışmayan 1982 Anayasasının değiştirilmesini gündeme getiren Karan, şunları söyledi: "Demokrasinin, insan haklarının ve evrensel hukuk değerlerinin üstün kılındığı, yeni bir Anayasanın oluşturulması şarttır. Bu Anayasanın ivedi bir şekilde tüm kesimlerin katılımı ve ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak, oluşturulacak konsensüs ile yapılması lazım. Bu konuda gerek siyasal iktidarı, gerekse TBMM'de temsil edilen ve edilmeyen tüm partileri, akademisyen ile sivil toplum örgütlerini göreve çağırıyoruz."

Evrensel hukuk değerlerinin hakim olduğu, insan hak ve onurunun korunduğu, demokrasinin tüm organlarının etkin olduğu bir Türkiye istediklerinin altını çizen Karan," Balyoz Güvenlik Harekat Planı olarak adlandırılan ve içerisinde vicdanların kabul edemeyeceği, illegal eylem ve plan hazırlayan her kim var ise yargı önünde hesap vermesi amacıyla suç duyurusunda bulunuyoruz." diye konuştu.
Bu haber toplam 251 defa okunmuştur
Kaynak: