İRAN’IN AHLÂKSIZ TUTUMU!

İran hayatımın hiçbir döneminde benim için bir "kızıl elma" yâda "asrısaadet prototipi" olmadı. Sahip olduğum İslami dünya görüşünün belirleyici, öznesi hiç olmadı. Ama İslami belleğimin hep bir parçası olageldi.

İdolüm olmadı, ilgim odağımda oldu…

Modern Dünya"ya komünizm, kapitalizm ve faşizm dışında alternatif bir ""DURUŞ"" göstermesini bunu yaparken "dinin toplum vicdanındaki çağlar üstü değerine" işaret etmesini hep anlamlı ve saygıdeğer buldum.

İran"ı bir define gibi değil deniz feneri gibi; siyasal İslam okyanusunda; sığ sulara ve kayalıklara dikkat çeken, rotamı ve istikametimi belirlememde istifade edeceğim bir önemli tecrübe kulesi olarak gördüm. Devrimin ateşiyle binyılı aşan birikimler sonucu oluşmuş "sünni geleneğe" tekme atma, boşanma davası açma yâda sırt dönme çabam hiç olmadı.

Humeyni, Şeriati, Mutahhari, Sıddiki, Nasr gibi çok önemli isimlerin onlarca eserini okumama hatta iş için 3 yıla yakın İran"da kalmama rağmen de bu düşüncelerim değişmedi.

*****

İran"a karşı kendi içimizde(İslam ülkeleri) ihtiyatlı ve mesafeli, batı özellikle de ABD karşısında daima yanında ve yakınında olunması gerekir diye düşündüm.

Şahsi serencamım da hep böyle cereyan etti. Bugün güncel tartışma konusu olan İran"ın nükleer silah edinmesine de şiddetle taraftarım. Hatta tüm İslam ülkelerinin bu hakkı olduğuna inanıyorum.

Fakat İran ise İsrail"i potansiyel bir düşman olmaktan, konvansiyonel bir Mit"e dönüştürerek, yanlış siyasal manevra ve kurgularına binlerce müslümanı kurban ediyor.

Nereden bahsettiğimi anladınız!

Suriye"den bahsediyorum.

Dünyanın bir numaralı katliam sanığı olan lideriyle ""devlet olmaktan örgüt olmaya evrilen"" kan çetesinden bahsediyorum.

Eli kanlı Beşşar"ın katliamlarına alkış tutan üç devletten ikisi de bugün itibari ile sessizliğe büründü (Çin ve Rusya) geriye sadece İran kaldı.

Evet, sadece İran…

Şah zulmüne isyan ocağı olan, Meydan-ı Azadi"de Suriye"de öldürülen Müslümanlar için otuz kişilik bile protesto yok.

Oysa bizler Air France uçağının getirdiği adamı karşılamak için o gün kalben orada milyonların arasındaydık.

Ahmed-i Nejad"ın düğününde bağdaş kurup meyve yiyenlerin yanı başındaydık.

Bugün ABD"nin Dünya"dan izole etme gayretlerinin de karşısındayız.

Peki, İranlı kardeşler! Siz neredesiniz?

*****

Ey İran!

Kur"anı mızraklarının ucuna geçirerek Hz. Ali"nin ordusunu durduran Emeviler gibi şimdi sende İsrail korkusunu ve tehlikesini mi kılıf yapıyorsun katliam seyirciliğine?

Bu mudur?

İsrail"in Filistin"deki katliamına hayır!

Suriye"nin Humus"ta Hama"daki katliamlarına evet!

Bu mudur?

İsrail"in saldırılarına nükleer karşılık verebilirsin belki

Peki, bu katliamlara duyarsızlığının hesabını neyle, nasıl vereceksin?

Petrolle mi?

Bu katliamlara tepki için Müslüman olmaya bile gerek yokken

Sen İran! Bu ahlaksızlığına nasıl mazeret bulacaksın.

Yanlış yoldasın. Emevilik; bir asabiyet değil, bir tabiattır.

Tabiatın; Ali ise, fiiliyatın niçin Emevileşiyor?

İsrail korkusuyla Esad"ı Yezidleştiriyorsun!

Haberin olsun.

 

http://www.adana01haber.com/ sitesinden 27.02.2020 tarihinde yazdırılmıştır.